TBMM’DEN FOTOĞRAFLAR: ANAYASA, İNÖNÜ KAVGALARI VE ŞEHİTLER

TBMM’NDEN FOTOĞRAFLAR:
ANAYASA, İNÖNÜ KAVGALARI ve ŞEHİTLER
DOĞRU BAKIŞ/ Ahmet NİŞANCI
5 Mayıs 2010

Bir demokrasi savunmasıdır gidiyor. Hem nalına hem mıhına vurarak; savunma dediğin işte böyle yapılır dercesine!
Sana yakın olanları bile inandırmakta zorlanıyorsan, başını belaya sokacaksın yakınlarının ki senin yanından uzaklaşamasınlar, sana bağlanmak değil, âdeta yapışsınlar, kul olsunlar, köle olsunlar. Başlarını belaya sokmak için her türlü hücum gücünü kullanacaksın; liderlik budur işte!
Bir madde düşünce kıyamet koptu TBMM’de. Birileri önce maddeye oy vermeyen AKP’li milletvekillerini tespit listeleri çıkarmaya çalıştı. Listenin görüntülenmesiyle listenin hazırlayıcısı ile listeye girenler arasında tartışmalar yaşandı. Listeye adlarının konduğunu öğrenen milletvekilleri “Başbakan’a yağcılık yapıyorlar.” diye yükselttiler seslerini; sanki kendileri yağcılık yapmazlarmış gibi. Arkasından hiç değilse kendileri için çok önemli diğer iki maddenin kurtarılabilmesi adına Başbakan’ın grubu yumuşatmaya, her zaman ki kendi politik davranışına yönlendirmeye yönelik, değil gözleri yaşartmak, salya sümük ağlatan konuşmasıyla AKP’de dalgalanmaların önüne geçildi. Bu sayede önemli bir maddenin daha alkışlarla ve başbakanın boynuna sarılmaya varan yağcılık koşusuyla meclisin onayından geçtiği müjdelendi: 1.İnönü Savaşı kazanmış ve “Siz orada yalnız düşmanı yenmediniz, milletin geriye dönmüş talihini de yendiniz.” gururlu edası ile çalkalanmadığı kaldı AKP grubunun.
Grubun razı edilmesi adına yaptığı konuşmada kantarın topunu kaçırınca “İnönü Savaşları”nı başlattı Sayın Başbakan.
Kurtuluş Savaşı’nın muzaffer Batı Cephesi Komutanı, Lozan Zaferi’nin mimarı, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ikinci adamı ve sağlığında Atatürk’ün çok arzu etmesine ve iki kez denemesine karşın koşulların uygunluk sağlamaması nedeniyle sonuçlandıramadığı demokrasi deneyiminin kahramanı İsmet İnönü de nasibini aldı Sayın Başbakan’dan.
Hem de ne alış!
Aziz Nesin’in yazılarından alıntılarla, CHP Genel Merkezi’nde asılı Nazi bıyıklı resimleriyle o günkü TBMM görkemli oturumlarına konuk edildi İsmet Paşa; “Acaba İsmet Paşa olmasaydı ben şimdi nerede olurdum?” diye düşünülmeden, değerlendirilmeden. Dilin kemiği yok işte.
Her şey hukukun üstünlüğü, özgürlük, hak, adalet için TBMM’nde (?).
Gerçekten öyle mi acaba?
Eğer doğruysa, tam da bugünlerde yükselen terör eylemlerinin ve ardı ardına aralıksız şehitlerin verilmesiyle süren süreçte sorumlularının peşinde olması gereken askerimiz neden adliye koridorlarında hesap sorulur uygulamaların içindeler?
Ordumuza moral vermek için mi yapılıyor bütün bunlar(?!).
Şehitlerimiz “Vatan sağ olsun!” diyerek can verdiler; anne/ babaları “Vatan sağ olsun!”diyerek içlerine akıtıyorlar gözyaşlarını.
Şehitlerimiz için akması gereken devletin gözyaşları nerede?
Devletin gözyaşları, Başbakanın demokrasi (!) mücadelesinin duvarlarına kilitlenmiş, halkın kahırlarında saklanmış, akmıyor!
Halk şehitlerine ağlarken, iktidarın gözyaşları kendisi için yapacağı Anayasa değiştirecek maddelerin geçmeyenlerine kilitli!
Yazık, çok yazık! Biz bu muyuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir