İNSAN, AMACI VE BAŞARISI ÖLÇÜSÜNDE BÜYÜKTÜR

İNSAN, AMACI VE BAŞARISI ÖLÇÜSÜNDE BÜYÜKTÜR
DOĞRU BAKIŞ /Ahmet NİŞANCI
5 Haziran 2010

Büyük olmak tutkusu pek çok insanın ortak isteğidir. Ama zor iştir büyük insan olmak.
Büyük olabilmek, büyük görünmek için nice insanlar vardır küçülen, küçükleşen.
Bazı insanlar vardır başkalarını küçülterek, bazıları da kendilerinden küçük gördüklerini korurken ya da koruduğunu sanırken büyüdüklerine inanırlar.
Büyük olduklarına inananlar, güçleri ile bilinçlerini birbirinden ayırt ettiklerinde büyüklüğe aşırı aykırılık yaratarak çevrelerine zarar verirler.
Sırtlarında taşıdıklarından zarar görenler, onların aslında büyük olmadığını yere fırlatma başarısını gösterebilirlerse geç de olsa fark edeceklerdir; çünkü gerçekten büyük olmayanlar yere düşünce sürünmeye başlarlar, iyice onursuzlaşırlar.
Gerçek büyük insanı aşağıdan bakarak göremezsiniz; o, dağ gibi yüksektir, görmek için seviyesine yükselmeye çalışmalısınız.
Büyüklük hem başarısızlığı/ yenilgiyi, hem de başarıyı/ utkuyu yaşamın gerçek anlamı içinde değerlendirebilenler/ kabullenenler için geçerlidir.
Büyük insan kendinden büyüğü tanır ve ona değer verir; her sözünü de ölçerek ve görgü kuralları içinde söyler.
Büyük olmadığını bildiği halde büyüklenenler sonunda yabanileşir ve yanlarına varılmaz olurlar, tehlikeli bir hal alırlar.
Büyük olduğunu sananların azıtmaları küçüklerin canını yakar.
Büyük olduğunu sananlar yaptıklarıyla kendilerini küçültürken, içinde yaşadıkları toplumu da hem küçültür, hem de zarar görmesine neden olurlar.
İnsan, amacının ve başarısının yüceliği ölçüsünde büyüktür.
Gerçekten büyük olanın zamanı geçmez.

Soruyorum: Ben neden büyüklük üzerine bir yazı yazdım bugün? Doğru yanıtlayanların hepsini kitaplarla ödüllendireceğime söz vererek afiyet ve esenlik dileklerimi iletirim.

Toplumsal değerler içinde aile yapısını öne çıkaran duygusal ağırlıklı bir oyun.

Oyuncuları hiçbir ayırım yapmaksızın yürekten kutluyorum. Oyuncuların sahneyi kullanımları, ses tonları, seyirciyle kurdukları gönül bağları, duyguları aktarmada yüreklerini ortaya koyuşları, sahneler arası geçişlerdeki uyum, esere ve rollerine hâkimiyet, diyaloglardaki canlılık, sahne tasarımı ve kostümler, dekor arasındaki bağlaşıklık bir profesyonel kadro karşısındaki gibi keyifle izlenme sağladı Ocak’a.

Oyunun Yönetmeni Ali Rıza Korkut, sahne ışıkları ve müzikleri de başarıyla seyirci arasından yönetirken, kuliste hiçbir aksamanın olmayacağından emin bir duruşla, seyirciyle birlikte eserini izliyor; tebrikler Korkut öğretmen.

Dilerim bütün Marmarislilere ulaşır bu oyun, Muğla ve ilçelerine taşınır. Aileler ve öğrencilerimizin aile bağlarının önemini ve özverinin değerini kavramaları için bu oyunu mutlaka görmelerini öneririm.

Tiyatro, zor bir sanat. Hazırlanmasında çok büyük emekler veriliyor, zamanlar harcanıyor. Büyük özverilerle –Marmaris için söylüyorum-hazırlanan tiyatro eserleri bir iki kez oynanarak bir kenara atılmasın, toplumun tamamına ulaştırılmaya çalışılsın. Tiyatroya emek verenler, ilgilenenler, olanakları olanlar bu önerimi lütfen aklınızda tutun; yok yok, tutmayın aklınızda, uygulayın. Lütfen!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir